Ormangülüm, insan hayatta en az bir kere duvara çok sert tosluyor. En az bir kez yeryüzü ayağının altından bir örtü gibi çekiliyor. Ani bir kayıp, derinden bir düş kırıklığı, keskin bir vazgeçiş, beklenmedik bir hatırlayış ya da çokça çabaya rağmen bir şeyleri unutamayış..
Dünya kendini fanuslarda saklayıp koruyabildiğin bir yer değil, öğreniyorsun. İçinde bir şey kırılıyor ve kalbe sanki hiç geçmeyecek gibi derin bir hüzün yerleşiyor. Önsözü söyleyelim: o hüzün, geçmeyecek..
Bir gün, bir şekilde herkesin içine ağrılı bir yara yerleşir ve hayata tam oradan, o yaradan yeniden başlar. Zihninde kendisine yer edinmiş derin inançları, kalbindeki kuvvetli duyguları bir bir değişir, önünü alamaz. Hayatın bir cilvesi olarak; insanın yürüdüğü yolda ayaklarının yere daha sağlam basması için, hayata çok daha anlamlı bir yerden devam edebilmesi için o yaraya ihtiyacı var..
İnsanız, acının içinden geçtikçe olgunlaşıp dönüşüyoruz. Kendimizin başka ve daha iyi bir versiyonuyla tanışıyoruz. İncindikçe, incindiğimiz yerden incitmemeyi öğreniyoruz mesela. Başkasında bu türden bir yaraya rastlayınca hüznüne kalpten paydaş oluyoruz sonra.. Birbirimize yurt olmayı da böyle böyle başarıyoruz. İstemesek de hayat yolunda yürürken sevinçler kadar hüzünlerle de yolumuz kesişiyor, ilerlemeye devam etmenin ancak düşe kalka olduğunu öğreniyoruz. Nihayetinde dünya öyle düz bir çizgi tutturmanın pek mümkün olmadığı ve bizim döne döne yaşamayı öğrendiğimiz bir yer..
Yine de bilirim, uçurum kenarlarının nasıl bir yer olduğunu bilmeden, dümdüz yolunda devam ederken hayatın hep güzelliklerle ilerlemesinin mümkün olmasını ister insan. Ama kaldığın yerden devam etmek anlamlı değil bazen. O hep yürüdüğün yolu gitmek manasını yitirebiliyor. Epey yol aldığında bile bir taşa takılıp tüm anlamlarını yitirince yola yeni başlayan bir çaylak gibi canın yanabiliyor. Yolun çatallandığı yerde az gidileni seçmenin fark oluşturması da bundan belki. Zor ama kıymetli. Tanıdık yolda yürümekten artık caymak yaralayıcı ama yeni ve daha anlamlı bir dünya inşa etmek için gerekli.
Ormangülüm, dünyayla kavga etmeyi bırakarak kendimi teskin ettim. Duruldum ve kabullendim. Bir şeyin olacağı varsa olacak. Vakti gelmeyene koşsam da daha erken ulaşamayacağım. Yaralandıysam acıyacak; yeni ve daha derin bir yaraya kadar. Büyük bile olsa geçebilir tüm acılar. Biz mülk sahibi değiliz, bunlarda bizim meselelerimiz değil.
Senanur Durur
Yorumlar
Yorum Gönder
Bu kutucuk ile düşüncelerinizi paylaşabilirsiniz.